Sözün Bittiği Yer


4 Mayıs 2007’de vizyonda…

‘Sözün Bittiği Yer’ gösterime hazır Yönetmen İsmail Güneş’in “şiddet” teması çevresinde geliştirdiği üçlemesinin ikinci filmi “Sözün Bittiği Yer”, 4 Mayıs Cuma günü ülke çapında 60 kopyayla gösterime girecek.

''Sözün Bittiği Yer'' gösterime hazır

Sözün Bittiği Yer
(Bir İstanbul Güneşi yapımı)
Yönetmen: İsmail Güneş
Oyuncular: Mehmet Özgür, Yasemin Balık, Volkan Severcan, Elif Sert, Okan Tangücü, Ahmet Yenilmez, Fatih Ayhan, Emin Gürsoy, Mehmet Çepiç, Yaşar Uzer, Mustafa Şimşek, Alay Cihan, Pınar Gülmez Bayar, Ahmet Fadıl, Yakup Konca
Konuk Oyuncular: Ezel Akay, Ahmet Özhan, Tardu Flordun
Senaryo: İsmail Güneş ve Ömer Faruk Birpınar
Müzik: Murat Özdemir
Görüntü Yönetmenleri: Baybars Tekin ve Ahmet Bayar
Kurgu Yönetmeni: Mevlüt Koçak

Gönül dostum, ağabeyim ve “beyaz sinema” ekolüne emek veren sinemacılar arasında -sahip olduğu güçlü sinema duygusuyla- öteden beri favorim olan İsmail Güneş, çile dolu bir süreçten sonra nihayet “Sözün Bittiği Yer”i tamamladı.

Bendeniz, sinema eleştirisinde “eşitliğe” değil “adalet”e inanan bir adamım. 100 milyon dolar bütçeli bir filmle 300 bin dolarlık bir film aynı kefede değerlendirilmez, değerlendirilemez. O yüzdendir ki geçmişte inanılmaz kötü şartlarda kısa film ve belgeseller çekmeye çabalamış biri olarak, gösterime giren hiç bir filmi kendi özel yapım koşullarından ayrı değerlendirmemeye özen gösteriyorum.

Güneş de bu son filmini çekerken tek kelimeyle “çok çekti”.

Devir “bizim devrimiz” ya; önce Beyoğlu-İstiklâl Caddesi’nde çekim yaparken belediyenin koyduğu abartılı harçları ödeyemediği için Cadde-i Kebir’den halkın gözleri önünde ekibiyle birlikte kovuldu (ki bu trajik olay geçen sohbaharda bazı ulusal kanallarda da haber olmuştu). Ardından, arka planında -çocukların ürkünç düşmanı- lösemi hastalığını anlattığı ve bizzat sağlık bakanı Recep Akdağ tarafından da desteklenen bu duygusal proje için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kendisine -devlet hastanesinde çekim yapacağı her gün karşılığında- 5.000-6.000 YTL dolayında harç faturası çıkartıldı. Yani, “milliyetçi ve muhafazakâr” bir sinemacı olarak, daha ilk günden itibaren acayip şekilde korundu ve kollandı!

Oysa, bu film Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün verdiği teşvikle çekilmekteydi ve verilen ödenek de daha ilk gün itibarıyla gereken toplam bütçenin altındaydı.

En şâşâlı zamanlarda bile boynu bükük ve yalnız kalmak, bizim gibilerin kaderidir. Ancak ben, bu sayfa elimde bulunduğu sürece, sinemada (ve dahi sanatın her alanında) işini iyi yapmaya çalışan milliyetçi ve muhafazakârların sadık bir destekçisi, komplekssiz bir dostu olmayı sürdüreceğim.

Sonuç itibarıyla, yaşanan bütün bu iç burucu sorunlara karşın, “Sözün Bittiği Yer”, aylardır “kan kusup kızılcık şerbeti içtim” diyerek çalışan Sevgili Güneş tarafından geçtiğimiz günlerde güç bela tamamlandı. Türk sinemasının hırçın ve muhalif çocuğu olarak tanıyıp sevdiğim değerli sanatçı, bugünlerde eserinin son rötuşlarını yapmakla meşgul. Türk basınında bu filmin setine davet edilen ilk gazeteciydim; bir süre önce de afişinin kendisine ulaştırıldığı ilk sinema editörü oldum. Filme gösterilen özen, daha afişinden başlıyor. Tıpkı anlattığı öykü gibi çocuksu ve sımsıcak…

Kafası çorbaya dönmüş adamların serbest vezindeki attırmalarından oluşan, galasında konuklara şarap ve biradan başka hiçbir şeyin ikram edilmediği kimi bunak filmler için “Amman ha, bu amcaya laf yok, o bizden” muhabbetlerinin ayyuka çıktığı, nicedir “ümmetçiliği” terkedip iyiden iyiye “cemaatçi”, “bizim adamcı” olmuş bir düzende, ben de reyimi “Sözün Bittiği Yer”den yana kullanacak ve “Müslüman perspektifi”ne sahip bu mutevazı, ama güzel filmi fırsat buldukça sizlere tanıtmaya devam edeceğim.

Küçük bir çocuk ve onu okullarda palyaçoluk yaparak büyütmeye çalışan, eşi tarafından terk edilmiş genç bir babanın sonu hüzünle biten serüveninin anlatıldığı “Sözün Bittiği Yer”, 4 Mayıs Cuma günü Türkiye genelinde 60 kopyayla gösterime girecek. Ayrıntılı bilgiler pek yakında…

Unutmayın, muhafazakârlar -azılı karşıtları ve sözde yoldaşları tarafından gözyaşartıcı bir el birliği hâlinde- “zenci” olarak görüldükleri sürece, bu sayfada “eşitlik” falan yok, yalnızca “adalet” var!

Ali Murat GÜVEN / YeniSafak
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s