Âli İmran Sûresi ve Kısa Film Festivali

sinemaO gün orada, o salonda bulun(a)mayanlar ya da ekran başında olup da yapılan canlı yayını izle(ye)meyenler, Türkiye Cumhuriyeti’nin -çoğunlukla kızıl renkle bezenmiş- 84 yıllık kültür ve sanat tarihine atılan çok sağlam bir “kafa”yı görme şansını kaçırdılar.

O büyülü ânı yaşama şansından mahrum kalan bütün gönül dostlarımız adına gerçekten üzgünüm.

Çünkü 3 Mart Cumartesi akşamı Türk televizyonlarında bundan daha büyük bir gösteri yoktu. Tabiî, “Avrupa Yakası” türünden bir-iki Amerikan patentli “sit-com”u saymazsak!

Bizler ise bütün coşkumuzla oradaydık ve bu özel dakikaların tadını fazlasıyla çıkardık.

Hani, söz ne zaman esaslı bir kültür ve sanat etkinliği düzenlemekten açılsa, “Dindarlar bir halttan anlamaz, bu işler onların eline yakışmıyor, ne varsa solcularda var” diye ahkâm kesenler ortaya çıkar ya… Özellikle bu kategorideki kompleksli tipler o gece mutlaka yanımızda olmalıydılar.

Bir kere, teknolojik gösteri açısından her şey çok “batılı”ydı.

Başlangıcından bitimine kadar yok denecek kadar az teknik aksamayla akıp giden, 6 kameralı pırıl pırıl bir naklen yayın… Görkemli bir salon… Sorunsuz bir ses ve ışık düzeni… Konukları boydan boya tarayarak bütün salonu vinç üzerinde turlayan hareketli kameralar… Ara açılış ve kapanışları yapan birbirinden kaliteli grafik animasyonlar… Her finalistle kente ayak basmasından ayrılışına kadar ayrı ayrı ilgilenilen dostça bir konuk ağırlama düzeni… Espritüellikle ciddiyetin dengesini çok iyi kurmuş iki deneyimli sunucu…

Ve bu işten alnımızın akıyla çıkabilmemiz için haftalardır gecesini gündüzüne katarak çalışan “inanmış adamlar”, “inanmış kadınlar”…

“Yalnızca Yüreğim, Kameram ve Ben” adını verdiğimiz kısa film yarışmamızın, Hilâl TV’den üç kıtaya naklen yayımlanan ödül töreni gecesinden söz ediyorum sizlere…

Dört buçuk saatlik bu organizasyonun her saniyesi, mensubu olduğu kültür bahçesinde yetişmiş olan insanlara, onların sorumluluk bilincine ve yeteneklerine inanmayanlara atılmış esaslı birer goldü.

Kapıdan çıkan hemen her konuğumuzdan şu sözleri duymanın kıvancıyla tamamladık geceyi:

“İlk kez düzenleniyor olmasına karşın, son derece profesyonelce bir gösteriydi. Hepinizi gönülden kutlarız!”

Dediğim gibi, çıktığı kabuğu ömrü boyunca bir türlü beğenemeyip “Batı! Batı!” diye bağırmaktan basur olmuşlara inat, estetiğe ilişkin her ayrıntı yeterince “Batılı”ydı. Özellikle “Doğulu” olmasını istediğimiz iki önemli nokta ise hariç… Mükemmel diksiyonu ve ağırbaşlılığıyla, (yeryüzünün en çılgın adamlarından biri olan) partneri Recep Demirkaynak ile birlikte geceyi sırtalayan sevgili Zahide Ülkü Bâkiler kardeşimin zarif başörtüsü ve yayının hemen başında sahnenin ortasına gelerek kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in Âli İmran Sûresi’ni okuyan Beyazıt Camii İmamı dostumuz Suat Gözütok’un o muhteşem sesi…

Ha, bir de son dönemlerde çektikleri filmler için harala gürele galalar düzenleyen “bizden arkadaşlar”la aramızda küçük bir fark olsun diye, düzenlediğimiz bu ödül töreninde konuklara “şarap” ve “bira” değil “meyve suyu” ve “asitli içecekler” ikram edildiğini de vurgulayalım. Böylece, davetimize icabet edenleri evlerine “ayık” göndererek, sinema sektöründeki tanıtım gecelerinin organizasyonunda sıkça gündeme gelen “kokteyl” sözcüğüne de yepyeni bir anlam getirmiş olduk. “Kokteyl” deyip geçmeyin sakın; bundan bir kaç hafta önce, “Aman ha, bizim adamımızın işidir, tarafsızlığı falan bir kenara bırak, kaleminin gittiği son noktaya kadar iyice yağla” denilen bir filmin galasında, göğüs göğüse yapışmış mahşerî bir insan yığını içinde leş gibi bira ve şarap kokusundan boğulacak hâle gelmiştim; arkadaşlarımla birlikte zemini kaplayan boş içki şişelerinden salonda yürüyecek yer bulmakta güçlük çektik. Öyle ki garsonlardan bir pet şişe su istediğimde “Su ya da meşrubat dağıtmıyoruz beyefendi, yalnızca alkollü içeceklerimiz var” deyip bana doğruca tuvalet musluklarının yolunu gösterdiler.

O kafası fazla karışık arkadaşın kafası epeyce güzel bir hâlde çektiği anlaşılan “Türk sinemasının gelmiş geçmiş en büyük, en eşsiz ve en emsalsiz başyapıtı”na bodoslama methiyeler düzmeyip itidalli yaklaştım diye, son iki haftadır elektronik posta kutuma kaç tane “uzaktan kumandalı aşağılama mesajı” geldi, bir bilseniz…

Neyse, kimi ilk filmlerin ölçüsüzce yağlanması işini (o filmlerin yapımında fiilen görev almasına karşın, hangi meslek ahlâkına sığdırdığını bilemediğim bir umarsızlıkla köşelerinde böyle bir misyon üstlenen) diğer bazı sinema yazarı arkadaşlara bırakıp yeniden törenimize dönersek, Gözütok’un okuduğu (ve Türkçe anlamı da salondaki ekranlara cümle cümle yansıtılan) Âli İmran’ın o geceye damgasını vurduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu, cumhuriyet tarihi boyunca, “sinema” konulu bir törende Kur’an-ı Kerim’den cümlelerin yankılandığı ilk organizasyondu. Daha pek çok “ilk” vardı o gecede, ancak benim için en önemli “ilk” işte buydu.

Sevgili ağabeyim Mustafa İslâmoğlu, gönül dostlarım Adnan İnanç, Murat Yorulmaz, Hakan Sarıhan, Mevlüt Öney, Gülşah Maraşlı ve Hilâl TV organizasyon ekibinde görev yapan, adlarını bilemediğim diğer bütün uzun yol arkadaşlarım…

Kim ne derse desin, başardık. Hem de elini cebine atmaya kıyamayan, “Yarışmamıza sponsor olur musunuz” deyince kaçacak delik arayan bütün o pinti ruhlara rağmen başardık.

İçimizden birilerinin oğullarına “yaş günü armağanı” olarak aldıkları yerli bir otomobilin satış fiyatına başardık.

Ne profesyonel Türk sinemasında, ne de kısa filmcilik dünyasında o Âli İmran’dan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.

Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler…

Ali Murat Güven
alimurat@yenisafak.com.tr
Reklamlar

One response to “Âli İmran Sûresi ve Kısa Film Festivali

  1. Her hangi alanda, müspet zihniyetli işnsanların girişimleri beni o kadar sevindiriyor ki anlatamam. Zulmet duvarından bir tuğla daha yıkıldı… Elhamdülillah

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s